KALIN BAĞIRSAK (KOLOREKTAL) KANSERİ

KALIN BAĞIRSAK (KOLOREKTAL) KANSERİ NEDİR?
Kalın bağırsak, sindirim sistemi organlarından biridir. Kolon ve rektum ise, kalın bağırsağın yaklaşık 1,5 m uzunluğundaki bölümüdür. İnce bağırsak tarafından kısmen sindirilmiş gıdalar kolona geçer, burada suyun ve minerallerin geri emilimi sağlanır. Geri kalan kısım ise vücuttan atılmak üzere depolanır.
Kolon ve rektum kanserleri bu organları oluşturan hücrelerden kaynaklanan kanserdir. Sindirim sistemi kanserleri arasında en sık rastlanan türdür. Ülkemizde en sık görülen ilk 5 kanser türünden biridir. Kadın ve erkekte görülme sıklığı açısından bir fark yoktur. Önemli bir sağlık sorunu olan kolorektal kanserleri gelişmeden önlemek ve erken evrede yakalayabilmek için düzenli olarak tarama testleri yapılmalıdır.

RİSK FAKTÖRLERİ
• Yaş: Kolorektal kanserler herhangi bir yaşta görülebilmelerine rağmen hastaların %90’ından fazlası 40 yaşın üzerindedir. Bu yaştan sonra hastalığa yakalanma riski, her 10 yılda ikiye katlanır.
• Polipler: Kalın bağırsak polipleri, bağırsakların iç tabakasını saran hücrelerden köken alan ve bağırsak boşluğuna doğru çıkıntı yaparak büyüyen iyi huylu tümörlerdir. 50 yaşın üzerindeki insanlarda yaygındır. Bazı polipler kanserleşebilir. Bu nedenle poliplerin kanserleşmeden tanınması ve kanserleşmeden çıkarılması gerekmektedir.
• Ailede kolorektal kanser hikayesi: Bir kişinin yakın akrabalarında (anne, baba, kız veya erkek kardeş) kolorektal kanser öyküsü varsa bu hastalığa özellikle daha genç yaşta yakalanma riski artar. Anne baba gibi yakın akrabalarında kalın bağırsak kanseri tanısı konmuş olanlar, 40 yaşından önce veya akrabasına tanı konulduğu yaştan en geç 8-10 yıl önce tarama başlatılmalıdır.
• Genetik bozukluklar: Belli genlerdeki değişiklikler kolorektal kanser riskini arttırır. Kalıtsal non-polipozis kolorektal kanser için genetik test yaptırılmalıdır. Ailesel adenomatoz polipozis (FAP) olarak adlandırılan hastalığı olan kişiler genetik danışmanlık almalı ve 10- 15 yaşından itibaren kolonoskopi ile takip edilmelidir.
• Daha önceden geçirilmiş kolorektal kanseri: Kolorektal kanser öyküsü olan bir kişide tekrar kolorektal kanser gelişebilir. Yumurtalık, rahim ve meme kanseri öyküsü olan kadınlarda kolorektal kanser riski artmıştır.
• Ülseratif kolit veya crohn hastalığı: Bağırsakta adı geçen iltihabi hastalığı olanlarda kolorektal kanser riski artmıştır. Bu kişilerde normal topluma göre 10 kat artmış risk mevcuttur. Ülseratif koliti olan kişiler tanı aldıktan sonra periyodik olarak kolonoskopi yaptırmalıdır.
 Diyet: Hayvansal yağdan zengin, meyve, sebze ve liften fakir diyetle beslenenlerde, alkol kullananlar da kolorektal kanser riski artmıştır.
• Kan D vitamini düzeyi: Kan D vitamini düzeyi düşük olan kişilerin kolon kanserine yakalanma riski artmaktadır.
• Sigara: Sigara içen kişilerde polip ve kolorektal kanser riski artmıştır.
• Tarama: Kolorektal kanseri taramalarını düzenli yaptırmayan kişilerde, hastalığa yakalanma riski daha da artmaktadır.

NASIL KORUNURUM
• SAĞLIKLI BESLENİN. Kanser gelişiminin %25-30’undan sağlıksız ve kötü beslenme alışkanlıkları sorumludur. Yüksek lifli, düşük yağ içerikli gıdalar tüketilmeli, mutlaka günde 5 porsiyon sebze ve meyve tüketilmesine özen gösterilmelidir.
• KİLO DENGESİNİ KORUYUN. Aşırı kilolar birçok kanser türünün gelişim riskini arttırmaktadır. Fazla kilolarınızdan kurtulup, her zaman ideal kilonuzu koruyarak riskinizi azaltabilirsiniz.
• FİZİKSEL AKTİVİTENİZİ ARTTIRIN, SPOR YAPIN. Her gün düzenli olarak en az 30-45 dakika egzersiz yapan kişilerde kanser gelişim riski belirgin derecede azalmaktadır.
• KAN D VİTAMİNİ SEVİYENİZİ ÖLÇTÜRÜN. Eğer düşükse, hekime danışarak normale getirin. Kan D vitamini seviyesini yükseltecek yağlı balık, yumurta, peynir, süt, yoğurt ve tahıl gibi gıdalar tüketin. Ayrıca güneş ışınları yoluyla yeterli D vitamini alabilmek için el, yüz bölgesinin günde yaklaşık 15 dakika kadar güneş ışını alması yeterlidir.
• SİGARA İÇMEYİN. ALKOL ALIMINIZI KISITLAYIN. Özellikle sigara ile birlikte alkol alımı kanser riskini oldukça arttırmaktadır.
• KOLON KANSERİNİN ERKEN BELİRTİ VE BULGULARINI BİLİN. Makattan gelen kanama ve dışkılama alışkanlıklarının değişmesi (kabızlık veya ishal), karın ağrısı, gaz sancıları, karında kitle, dışkıda kanama, bulantı ve kusma, kilo kaybı gibi belirtiler kolorektal kanserlerin erken belirti bulgularıdır. Bu belirti bulguların varlığında mutlaka hekime başvurun
• TARAMALARINIZI DÜZENLİ YAPTIRIN. 50 yaşından başlayarak gaitada gizli kan taraması, 50 yaşın üzerinde ise en azından 5 yılda bir sigmoidoskopi, 10 yılda bir kolonoskopi önerilmektedir. Risk grubunda olan hastalardan daha önce polip çıkarılmış olan hastalar bu işlemden sonra 1-3 yıl içinde tekrardan kolonoskopi yaptırmalıdır. Anne baba gibi yakın akrabalarında kalın bağırsak kanseri tanısı konmuş olanlar, 40 yaşından önce veya akrabasına tanı konulduğu yaştan en geç 8-10 yıl önce taramayı başlatmalıdır. Kalıtsal non-polipozis kolorektal kanser için genetik testi yaptırılmalıdır. Ailesel adenomatoz polipozis (FAP) olarak adlandırılan hastalığı olan kişiler genetik danışmanlık almalı ve 10-15 yaşından itibaren kolonoskopi ile takip edilmelidir. Meme, kadın genital organ kanseri olan kişiler 40 yaşından sonra, ülseratif koliti olan kişiler ise tanı aldıktan sonra periyodik olarak kolonoskopi yaptırmalıdır.