Güneşin Zararlı Işınlarına Dikkat

Vücudumuz için güzel bir D vitamini kaynağı olan Güneş ışınlarının fazlası malesef sağlığımız için ciddi bir tehdit unsuru! Özellikle de cilt kanserinin birincil nedeni olan Ultraviyole (UV) ışınlarından kendimizi korumamız; cilt kanseri riskini büyük ölçüde azaltmakta.

Genel kanının aksine; güneş ışınlarına maruz kalmak sadece plajda saatlerce güneşlenmekten ibaret değil. Gündelik hayatımızda bir yerden bir yere giderken de güneşin zararlı ışınlarına maruz kalıyoruz.

Peki cildimizi ve kendimizi güneşin zararlı ışınlarından nasıl mı koruyacağız. İşte size, gündelik hayatınızda rahatlıkla uygulayabileceğiniz bir kaç öneri:

Sloganımız Giyin; Sürün; Takın

1- Giyin: Güneş ışınlarına maruz kaldığımız zamanlarda; pamuklu ince ancak uzun kollu kıyafetler seçersek; cildimiz doğrudan güneş ışığına maruz kalmaz.

2- Sürün: Uzun kollu kıyafetleri tercih etmiyorsak; SPF ya da Türkçe ifadesiyle Güneş Koruma Faktörü (GKF) yüksek güneş kremlerini kullanmalıyız. Örneğin kısa kollu giyiniyorsak, sokağa çıkmadan önce kollarımıza mutlaka en az GFK 30 bir güneş kremi sürmeliyiz

3- Takın: Dışarı çıkarken takacağımız şapka; kafa derimizi güneşin zararlı ışınlarından koruyacaktır.

YAZIN GÖLGE OYUNLARI

Güneş ışınlarının ülkemize en dik açıyla düştüğü yaz aylarında gölgede durmak, cildimizi güneşin zararlı UV ışınlarından korumak için çok büyük önem taşıyor.  Özellikle 10:00 – 16:00 saatleri arasında mümkün olduğunca güneşe çıkmamak gerektiğini unutmamak gerekir. UV ışınlarının etkisini ölçmenin oldukça basit bir yöntemi de var; gölgenizin boyu, sizin boyunuzla aynı ya da boyunuzdan daha uzun olduğu zamanlar, UV ışınlarının etkilerinin azaldığı saatlerdir. Yani; güneş altında dururken gölgeniz sizden kısaysa, tehlike henüz geçmemiş demektir.

Güneş ışınlarıyla ilgili hatırlanması gereken bir diğer önemli konu da; UV ışınlarına sadece yaz aylarında değil; kış dönemlerinde de yoğun olarak maruz kaldığımızdır. Özellikle kar yağdığı dönemlerde de, en az yaz aylarındaki kadar dikkatli olmamız gerekir çünkü kar ve su güneş ışınlarını yansıtıcı özelliğe sahiptir ve aslında sıcak değil; Güneş yakar!

Peki UV ışınlarından korunmak için, sadece gölgede durmak yeterli midir?

Elbette gölgede durmak cildimizi korumak adına önemlidir ancak maalesef gündelik hayatta bunu sağlamak pek de mümkün olmaz. Bu nedenle; özellikle evden çıkarken, açıkta kalan yerlerimize (Kollar, bacaklar boyun bölgesi ve yüzümüze) koruyucu güneş kremi sürmek çok önemlidir.

ETİKETİ İYİ OKUMAK

Güneş kremi seçerken dikkat etmemiz gerekenlere değinmekte fayda var.

Etiketlerde yer alan SPF – Sun Protection Factor -Türkçe ifadesiyle GKF – Güneş Koruma Faktörü bizim UVA ve UVB ışınları karşısındaki en büyük kalkanımızdır.  UVA, özellikle güneş yanıklarını önlemede etkiliyken UVB de derimizi kansere karşı korur. Seçeceğimiz koruyucu kremin en az GFK 30 olması bu noktada çok önemlidir. Yapılan araştırmalar; 15 ve daha düşük GFK kremlerin güneş yanıklarına karşı koruduğunu ancak cilt kanserini önlemede etkili olmadığını göstermektedir.

Krem seçiminde dikkat etmemiz gereken bir diğer başlık da; “waterproof” – “sugeçirmez” ifadesidir. Sugeçirmez özelliği olan kremler; deniz ya da havuza girdiğimiz zamanlarda da bizi korudukları için önemlidir.

Son kullanma tarihi de yine kullandığımız kremin etkili olması bakımından önemlidir. Kullandığımız kremler açıldıktan sonra 2 sene içerisinde tüketilmelidir. 2. senenin sonunda etkisini yitireceğinden; bizi kansere karşı korumayacaktır.