Akdeniz Melekleri, Yelkenle Farkındalık İçin Yarıştı
27 Nisan – 1 Mayıs 2026 tarihleri arasında Marmaris Uluslararası Yat Kulübü tarafından düzenlenen Uluslararası Akdeniz Yat Şampiyonası’na “Akdeniz Melekleri” ekibi olarak katılım sağlandı. Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşen organizasyonda; İngiltere, İsviçre, Almanya, Belarus, Estonya, Rusya, Kazakistan, Moldova ve Ukrayna’dan gelen sporcular, toplam 31 yelkenli ve yaklaşık 300 sporcu ile yarışlarda yer aldı.
Akdeniz Melekleri ekibi, yarış boyunca yalnızca sportif başarı için değil; meme kanseri farkındalığı oluşturmak, erken teşhisin önemine dikkat çekmek ve kadınların her alanda güçlü bir şekilde var olabileceğini göstermek amacıyla mücadele etti.
Ekibin kuruculuğunu, yelken ve denizcilik alanında uzun yıllara dayanan deneyime sahip denizci Tunca Çalışkan üstlendi. Kaptan dışında tamamı kadın sporculardan oluşan ekipte, farklı meslek gruplarından ve farklı şehirlerden gelen 20-50 yaş aralığındaki kadınlar bir araya geldi.
Yarış süresince büyük bir özveriyle mücadele eden ekip, kendi grubunda üçüncülük kupası kazanırken; en önemli başarılarının farkındalık mesajlarını geniş kitlelere ulaştırmak olduğunu vurguladı.
Organizasyon, ekip üyeleri için yalnızca sportif bir deneyim değil; aynı zamanda kadın dayanışmasının, mücadelenin ve birlikte üretmenin güçlü bir örneği oldu. Deniz ve yelken aracılığıyla verilen bu anlamlı mesaj, meme kanseri konusunda toplumsal farkındalığın artırılmasına katkı sağladı.
Akdeniz Melekleri ekibi, önümüzdeki süreçte de farklı projeler ve yarışlarla seslerini duyurmaya devam etmeyi hedefliyor. Amaçları; daha bilinçli, daha sağlıklı ve farkındalığı yüksek bir geleceğe katkı sunmak.
Gerekirse Bunun İçin Yelken Açmalıyız
Ekip üyelerinden Merve Çağlayan ise deneyimini şu sözlerle anlattı:
“Merhaba, ben iki sene önce meme kanseri tanısı alan 41 yaşında bir kadınım. Hayatımda ilk kez tekneye bindim ve bu işe gönül vermiş arkadaşlarımla birlikte yelken açtım. Amacımız meme kanseri için farkındalık oluşturmaktı. Çünkü bu hastalığın tedavisi boyunca gördüm ki toplumda hâlâ birçok insan doktora gidip muayene olmaktan korkuyor. Hâlâ yeterli farkındalık oluşmuş değil. Halbuki kanser artık tedavi edilebilir bir hastalık ve bunun ilk şartı erken teşhis olması. Korkmamalıyız, sesimizi daha çok duyurmalıyız. Gerekirse bunun için yelken açmalıyız. Biz kadınlar bu hastalıktan korkmayacağız, aksine kanser bizden korksun.”