Açlık Yönetimi

Açlık yönetimi, ideal kilomuzu muhafaza etmek ve fazla kilolarımızdan kurtulmak konularında çok belirleyici bir role sahip. Çevremizde pek çok kişi ve hatta kendimiz de, kilomuzu korumak konusunda en çok güçlük çektiğimiz noktanın, sık sık acıkmak olduğunu görüyoruz. Peki acıkmak aslında nedir ve nası yönetiliz. Bu yazımızda, açlık hissiyatının nedenleri ve yönetme yöntemlerinden bahsedeceğiz.

 

Açlık, vücudumuzun ihtiyacı olan enerjiyi elde etmek için, sindirim sistemimiz ie beynimizin kolektif çalışması sonucu ortay açıkar. Sağlıklı çalışan bir metabolizmada, yemek yedikten takriben 5 saat sonrasında yeniden bir şeyler yemek ihtiyacı doğar. Bu normal bir seyirdir; aldığımız besinler sindirim sistemimiz tarafından hazmedilip, hücre yenilemesinde ve enerji üretiminde kullanılmak üzere vucüdumuzda kullanılırken, gün içerisinde yeniden oluşan enerji ihtiyacımızı karşılamak için beynimiz, “açlık” sinyalleri gönderir.

 

 

Bazı insanlar, gündelik yaşantılarında, acıksınlar ya da acıkmasınlar, her 4 saatte bir yemek yemeyi alışkanlık haline getirmişlerdir. Bu düzene göre, sabah, öğlen ve akşam olmak üzere düzenli üç öğün yemek yiyen bu kişiler, gün içinde atıştırmak ya da 4 öğünden fazla yemek gibi “kaçamak”lar yapmaya ihtiyaç duymazlar.

 

 

Öte yandan, yemek yemek için acıkmayı bekleyen bireylerin,diğer gruba nazaran, gün içinde daha fazla atıştırmalık tükettiği ve yedikleri porsiyonların daha büyük ve kalorice daha yüksek olduğu klinik olarak da kanıtlanmıştır.

 

 

Peki, “açlık”la nasıl başa çıkabiliris ve açken, yedikten sonra şişkinlik ve pişmanlık olarak geri dönecek gıdalardan nasıl uzak durabiliriz? İşte size bir kaç ipucu.

 

 

1- AÇLIK CETVELİ

 

            10 = Hasta ve rahatsız hissedecek kadar tok – “üç gün yemek yemesem olur” hali.

            9 = Oldukça doygun – “kemeri biraz bollaştırmak gerekli” hali

            8 = Doygunluk halen rahatsız edici – “bir sonraki öğünü atlama” hali

            7 = Çok doygun – “Yemeği biraz fazla kaçırdık” hali

            ----------------------------------------------------

            6 = Yeterince doygun – “Tam kararında yedim” hali

            5 = Tokluk – “Ne çok doygun ne de çok aç” hali

            4 = Açlık sinyalleri gelmeye başladı

            ----------------------------------------------------

            3 = Acıktım – “Bir şeyler yesem iyi olacak” hali

            2 = Çok acıktım – “Yemekten başka bir şey düşünememe” hali

            1 = Açlıktan baş dönmesi, kan şekerinin düşmesine bağlı el titremesi.

 

Yukarıdaki cetveli, gün içindeki açlık hissiyatınızı ölçmek için kullanabilirsiniz. Bu cetvelde ideal aralık 4 ile 6 arasıdır. Hiçbir zaman 3’e düşmemeye ve 7’ye çıkmamaya özen gsterirseniz, ana yemeklerinizde, hem sağlıklı hem de kalorisi düşük yemekleri tercih etmeniz kolaylaşacaktır.

 

 

2- PAKETLİ GIDALARDAN UZAK DURUN

Bir vesileyle herhangi bir öğünü atlamak durumunda kaldıysanız, çantanızda ya da ofisinizde bulunduracağınız kuruyemiş ve kuru meyveler, açlığınızı keseceği gibi, vucüdunuzun ihtiyacı olan enerji, mineral ve vitaminleri almanızı sağlayacaktır. Paketli atıştırmalıklar yerine kuruyemiş ve kuru meyveyi tercih edin. Nasıl tok tuttuğuna ve enerji verdiklerine şaşıracaksınız!

 

3- MARKETE TOKKEN GİDİN

Açken bizi bekleyen en büyük tehlikelerden biri de, market alışverişleridir. Araştırmalar, açken yapılan market alışverişlerinde, tok yapılanlara kıyasla, daha fazla şekerli ve karbonhidrat miktarı yüksek gıda maddeleri alındığını ispatlamıştır. Market alışverişinizi tokken yaptığınızda, sadece ihtiyacınız olan gıdaları ve daha fazla meyve-sebze aldığınızı göreceksiniz. Markete tok gidin.

4- DIŞARIDA YEMEK SEÇİMİ

Günümüzde, dışarıda yemek yeme alışkanlığı giderek artmakta. Restaurantların kabarık menüleri de, açken doğru ve sağlıklı yemek seçimi yapmamızdaki en büyük engel. Restauranta gittiğinizde, menüye bakmaya “salatalar” bölümünden başlayın çünkü açken, ilk gördüğümüz yemeyi yemek isteriz. Üstelik artık pek çok restaurantta, diyet menüleri de bulunuyor. Bu yemekler, kalorisi düşük ancak protein, lif ve vitamin bakımından zengin yemekler; mümkünse onları tercih edin.

5- YEMEYE ÇORBAYLA BAŞLAYIN

Kremalı ya da kıvamını koyulaştırmak için un kullanılmayan çorbalar, hem çok besleyici hem de doyurucudur. Yemeklerinize çorbayla başladığınızda, sonrasında yediğiniz porsiyonların azaldığını göreceksiniz.

6- YAVAŞ YİYİN, LOKMALARINIZI BOLCA ÇİĞNEYİN

Sindirim, ağızda başlayan bir prosestir bu nedenle lokmalarınızı ne kadar çok çiğnerseniz, mideniz o kadar rahat sindirim gerçekleştirir. Ayrıca lokmaları küçük parçalar halinde yemek ve çok çiğnemek, yemekleri yavaş yemenize de zemin hazırlar. Yavaş yemek yediğinizde, yemeğe başladıktan çok kısa bir süre sonra tokluk hissettiğinizi göreceksiniz.


AYIN VİDEOSU

Meme kanserinde erken tanı ve bilmek istediğiniz herşey.

Diğer Videolar

YALNIZ DEĞİLSİNİZ

Hikayelerimizi Paylaşalım

Haydi Sende Paylaş