Beslenme ve Kanser İlişkisi

Beslenme alışkanlıklarımızla kanser arasında nasıl bir bağ vardır?

 

            Araştırmalar, beslenme şeklinin ve hareketli bir yaşamın, kanseri önlemede çok büyük rol oynadığını kanıtlamıştır.  Gündelik hayatımızda yapacağımız ufak değişikliklerle kanserden korunmak mümkün. Mesela asansör ya da yürüyen merdivenlerin yerine normal merdivenleri kullanmak; fiziksel olarak vücudumuzu aktif hale getirecektir. Her gün yapacağımız 30 dakikalık tempolu yürüyüş de yine hem formumuzu korumamıza yardım edecek hem de bizi kanserden koruyacaktır.

 

            Tükettiğimiz gıdalar da yine kanserden korunma konusunda çok önemli rol oynar. İşlenmiş karbonhidratlar (beyaz un, pirinç ve makarna) işlenme esnasında içeriklerindeki lif, fitobesin ve mineralleri büyük ölçüde kaybederler ve tükettiğimizde vücudumuzda glikoza dönüşürler. Oysa tam buğday unu tükettiğimizde, vücudumuzun ihtiyacı olan mineral ve lifleri almış oluruz.

 

            Benzer şekilde, işlenmiş et ve diğer hazır gıdalar da, bir takım kimyasal koruyucular içerdiklerinden,  sağlığımız için tehdit oluşturmaktadır.  

 

            Beslenme şeklinizde yapacağınız bir kaç küçük değişiklikle, bir yandan formunuzu korurken aynı zamanda kanser riskini azaltmanız mümkün. Peki bu değişiklikler neler mi?

 

-       Satın aldığımız gıdaların etiket bilgilerini okumak ve bunları doğru yorumlamak son derece önemlidir. Mesele “yağsız” ya da “az yağlı” ifadesi; düşük kalorili anlamına gelmez. Burada karbonhidrat miktarı da son derece önemlidir.

-       Yüksek kalorili yiyecekler tüketiyorsanız; porsiyon miktarını azaltarak; dengeyi sağlayabilirsiniz.

-       Mümkün olduğunca saf gıdalar tüketmek önemli; sebze ve meyveler; tam buğday unu, esmer pirinç ve kuru bakliyat grubu, vücudumuzun ihtiyacı olan vitamin, mineral ve lifleri yeterince almamızı sağlar.    

 

MANGALA VEDA...

 

Yapılan klinik araştırmalar gösteriyor ki, ateşle doğrudan temas ederek pişmiş (mangal, barbekü vb) etlerin içeriğindeki protein heterosiklik amino aside dönüşüyor. Bu amino asit, vücutta kanserli hücre oluşumunu destekliyor. Bunun haricinde, pişme esnasında etin yağı ateşe damladığında çıkan duman ete siniyor ve bu duman çok halkalı aromatik hidrokarbon özelliği taşıdığından, kanserli hücre ihtimalini yükseltiyor.

 

KIZARTMA

 

Alman bilim insanlarının yaptığı araştırmalar gösteriyor ki; kızartma esnasında yağın kimyasal yapısında bazı değişiklikler meydana geliyor ve akrilamid adlı bir kimyasal oluşuyor. Akrilamid; kadınlarda yumurtalık ve rahim kanseri oluşumunu doğrudan destekliyor.  


AYIN VİDEOSU

Meme kanserinde erken tanı ve bilmek istediğiniz herşey.

Diğer Videolar

YALNIZ DEĞİLSİNİZ

Hikayelerimizi Paylaşalım

Haydi Sende Paylaş