Kanser Taraması Nedir?

GAYRETTEPE FLORENCE NIGHTINGALE HASTANESİ
GELİŞMİŞ ONKOLOJİ MERKEZİ  BİLGİLENDİRİYOR!..


KANSER TARAMASI NEDİR ?
Kanser taraması, hiçbir şikayeti olmayan sağlıklı bireylerde ; kanseri  tedavisinin çok daha kolay ve etkili yapılabildiği erken evrelerde yakalamak için test ve muayeneler yapılmasıdır .
Özellikle 40 yaş ve sonrası daha fazla olmak üzere , 20 li yaşlardan sonra her yaşta kanser taraması yaptırabilirsiniz. Uluslararası kanser otoriteleri tarafından belirlenen , Kadınlar ve erkekler için kanser risklerine göre belirlenmiş özel tarama programları vardır.  Kişilerin aile kanser yüklerini bilmeleri çok önemlidir. Yaş, cinsiyet, birinci derece yakınlarında kanser olup olmaması ,yaşam biçimi gibi faktörlere bağlı olarak kanser açısından ; normal , artmış veya yüksek risk’ten söz edilir. Aile yükünüz ve kişisel sağlık öykünüz uzmanlarımız tarafından değerlendirildikten sonra sizin için en uygun laboratuar ve görüntüleme yöntemleri önerilecektir. Risk grubunuza  göre yaptırmanız gereken tarama amaçlı  muayenelerin sıklığı da  değişecektir. Bazı kanserlerin yüksek oranda kalıtsal olduğu bilinmektedir . Bunlara yönelik yapılacak Genetik testler  ve Genetik Danışma ile bu kanserlerin  çok daha erken evrelerde tanınması mümkün olabilmektedir. Artmış riskli veya Yüksek riskli gruptaki kadın ve erkeklerde kanserin erken tanınması ile önemli avantajlar sağlanmıştır.
Her kanser türü için etkin bir tarama yöntemi maalesef bulunmamaktadır.  

Ülkemizde kanser tarama hizmetleri etkinliği tüm dünyaca kabul edilmiş yöntemlerle, etkin olduğu kanser türlerine yönelik sürdürülmektedir. 
Merkezimizde  en önemli dört kanser türüne yönelik tarama programları devam etmektedir.

 

MEME KANSERİ: 
Meme kanseri, tüm insanlarda akciğer kanserinden sonra ikinci sıklıkta görülmektedir. Gerek gelişmiş gerekse gelişmekte olan ülkelerde en sık görülen kadın kanseridir. Kadınlarda kanserden ölüm nedenlerinin de başında gelmektedir.

Dünya Sağlık Örgütünün önerilerine göre ; 
•    40 yaş üstü tüm kadınlar : her yıl klinik muayene yaptırmalı  ve yılda bir kez mamografi  çektirmelidir.
•    20’li ve 30’lu yaşlardaki kadınlar (20-40 yaş arası) en az 3 yılda bir klinik muayene yaptırmalıdır. 
•    20 yaşından itibaren her kadın her ay kendi kendini  ,muayene etmelidir. 

 

RAHİMAĞZI (SERVİKS) KANSERİ: 
Serviks kanseri tüm dünyadaki kadın kanserlerinin meme ve rektum kanserinden sonra 3. sıklıkta görülenidir. Gelişmekte olan ülkelerde 2. sıklıkta görülür iken, gelişmiş ülkelerde tarama programlarının başarılı uygulamaları nedeniyle 6. hatta bazı ülkelerde 10. sıraya inmiştir.

•    İlk cinsel ilişkiden itibaren ilk 3 yıl içinde veya en geç 21 yaşında serviks kanseri tarama testlerine başlanmalıdır. Her yıl kadın doğum muayenesi ve PAP Smear testi yapılmalıdır.
•    30 yaşından sonra peşpeşe yapılan son 3 tarama normal bulunmuşsa tarama aralıkları 2-3 yılda bire çıkartılabilir. Eğer anne karnındayken dietilstilbesterol (DES) kullanılmıssa, HIV infeksiyonu varsa, veya organ nakli, kemoterapi tedavisi yada uzun süreli kortizon içeren ilaçlar kullanması nedeniyle bağışıklık sistemi baskılanmışsa kontrollere yıllık devam edilir.
•    Klasik PAP smear testi yılda bir, sıvı bazlı smear 2 yılda bir yapılabilir.
•    HPV aşısı yaptırmış olan hastaların da smear testlerini yaptırmaları gerekir
•    70 yaşın üzerinde ve son 10 yılda anormal PAP Smear test sonucu olmayan, üç veya daha fazla normal PAP test sonucu olan kadınların servikal kanser için taranmalarına gerek yoktur. Yukarıda belirtildiği gibi bağışıklık sistemini baskılanmış hastalarda tarama yıllık olarak devam etmelidir.
•    Kansere ait olmayan nedenlerle rahimin tamamı alınmış kadınlarda smear takibi uygulanmayabilir.

 

KALIN BARSAK  (KOLOREKTAL) KANSERİ: 
Kalın bağırsak ya da kolon ve rektum kanserleri, özellikle gelişmiş ülkelerin önemli bir sağlık sorunudur;  erkeklerde  tüm yeni kanser vakaları içinde görülme sıklığı üçüncü sırayı almaktadır.
Kolon kanserine yakalanmamış bireylerin korunmasında sebze, meyve ve tahıllar gibi lifli gıdaları fazla tüketmek, yeterince kalsiyum ve D vitamini almak önerilir. Ancak bunların yanı sıra ikincil korunma önlemi olarak tarama testleri ile erken tanının ayrı bir önemi vardır.
Bunun için, her iki cinste 50 yaşından başlamak üzere,
•    Her yıl dışkıda gizli kan tetkiki, 5 yılda bir rektal muayene ve rektosigmoidoskopi ya da,
•    Her 10 yılda bir rektal muayene ve tam kolonoskopi veya,
•    Her 5-10 yılda bir çift kontrastlı kolon grafisi ve rektal muayene önerilmektedir.
Ailesinde kolon kanseri olan bireylerde tarama testlerine daha erken yaşta başlanmalıdır.
 

PROSTAT   KANSERİ: 
Prostat kanseri erkekler arasında akciğer kanserinden sonra en sık görülen 2. kanser çeşididir. Çoğu prostat kanseri ileri yaşlardaki erkeklerde gözükmekte ve çok yavaş ilerlemektedir. Fakat bazen de genç erkekleri etkileyebilmektedir. 
Prostat kanserinin erken teşhisinde  muayene  (Rektal Tuşe) ve/veya PSA ( Prostate-Specific Antigen) testleri önerilmektedir .

50 yaşından itibaren  PSA ve Rektal tuşe ile muayene yapılmalıdır. Ancak daha önce ailesinde kansere rastlanılmış olan ( daha önce kanser teşhisi konmuş baba, kardeş) yüksek risk grubundaki erkekler bu testlere 45 yaşında başlamalıdır. PSA sadece prostat kanserini erken teşhis etmek için kullanılmaz aynı zamanda kanser tedavisi gören hastaların kanser durumlarını takip etmek içinde kullanılır.


AYIN VİDEOSU

Meme kanserinde erken tanı ve bilmek istediğiniz herşey.

Diğer Videolar

YALNIZ DEĞİLSİNİZ

Hikayelerimizi Paylaşalım

Haydi Sende Paylaş