KANSER > KANSER TÜRLERİ ► Akciğer Kanseri ► Küçük Hücreli Olmayan Akciğer Kanseri

Küçük Hücreli Olmayan Akciğer Kanseri


Not: Bu bölüm, küçük olmayan hücre türündeki akciğer kanseri için özel olarak hazırlanmıştır. Akciğer kanserinin 2 ana türünün (küçük hücreli ve küçük hücreli olmayan) tedavileri çok farklıdır, bu nedenle bir türe ait bilgilerin çoğu diğer tür için geçerli olmayacaktır. Akciğer kanserinizin türünden emin değilseniz aldığınız bilgilerin doğru olduğundan emin olabilmek amacıyla doktorunuza danışın.

 

Akciğer kanseri, akciğerlerde başlayan bir kanser türüdür. Akciğer kanserini anlamak için akciğerlerin normal yapısını ve işlevini bilmek yardımcı olacaktır.

 

Akciğerler

 

Akciğerleriniz, göğüs kafesinizde bulunan 2 süngerimsi organdır. Sağ akciğeriniz, lob olarak adlandırılan 3 bölüme ayrılmıştır. Sol akciğerinizde 2 lob bulunur. Kalp, vücudun bu tarafında daha fazla yer kapladığından sol akciğer daha küçüktür.

 

 

Nefes aldığınızda hava, ağız veya burun yoluyla içeri girer ve trake (nefes borusu) yoluyla akciğerlere gider. Trake,bronş adı verilen kanallara bölünür, bronşlar da daha küçük dallara bölünerek bronşiyollarımeydana getirir. Bronşiyollerinucunda alveoller olarak bilinen küçük hava keseleri bulunur.

 

Birçok küçük kan damarı alveollerin içinden geçer. Solunan havadan gelen oksijeni emerek kan dolaşımına verir ve vücuttaki karbondioksiti alveollere geçirir.

Nefes verdiğinizde bunlar vücuttan atılır. Oksijeni içeri almak ve karbondioksiti dışarı atmak akciğerlerin ana işlevleridir.

 

Plevraadı verilen ince tabaka, akciğerleri çevreler.

Plevra, akciğerleri korur, solunum yaparken genişleme ve daralma sırasında, göğüs duvarının öne ve arkaya doğru kaymasına yardımcı olur.

 

Akciğerlerin altında bulunan kubbe biçimli diyafram adı verilen kas, göğüs kafesini karından ayırır. Diyafram, nefes aldığınızda yukarı ve aşağı hareket ederek havayı akciğerlere girmeye ve dışarı çıkmaya zorlar.

 

Akciğer Kanserinin Başlaması ​​ve Yayılması

 

Akciğer kanserleri bronşları kaplayan hücrelerde, bronşiyoller ve alveoller benzeri akciğer bölümlerinde başlayabilir.

 

Akciğer kanserlerinin, akciğerdeki kanser öncesi değişiklik alanları olarak başladıkları düşünülmektedir. İlk değişiklikler, hücrelerin kendi genlerinde meydana gelmekte ve onların daha hızlı büyümesine neden olabilmektedir.

Hücreler, mikroskop altında bakıldığında biraz anormal görünebilir, ancak bu noktada bir kitle veya tümör oluşturmazlar. Röntgen üzerinde görülemez ve semptomlara neden olmazlar.

 

Zaman içerisinde, hücrelerdeki bu kanser öncesi değişiklikler gerçek kansere doğru ilerleyebilir. Kanser geliştikçe, kanser hücreleri, yakın bölgelerde yeni kan damarlarının oluşmasına neden olan kimyasallar üretebilir.

Bu yeni kan damarları, kanser hücrelerini besleyerek büyümelerini ve x-ışınları gibi görüntüleme testlerinde görülebilir büyüklükte tümör oluşturturmalarını saglayabilir.

 

Kanser hücreleri, bir noktada orijinal tümörden ayrılarak vücudun diğer bölümlerine yayılabilir (metastasize). Akciğer kanseri, göğüs röntgeni gibi görüntüleme testinde tespit edilmeden önce bile bu şekilde yayılma eğilimi gösterdiğinden, genellikle hayatı tehdit eden bir hastalıktır.

 

Lenf (Lenfatik) Sistemi

 

Lenf sistemini bilmek önemlidir, çünkü akciğer kanserlerinin yayılma yollardan biridir. Sistemin birçok parçası bulunmaktadır.

 

Lenf düğümleri, lenfatik damarlarla birbirine bağlı küçük, fasulye şeklinde bağışıklık sisteminin hücre topluluklarıdır (enfeksiyonlarla mücadele eden hücrelerdir).

Lenfatik damarlar, akciğerlerin dışına lenf (kan yerine) adı verilen şeffaf bir sıvı taşımaları dışında, küçük damarlar gibidir.

Lenf, vücut dokularından çıkan fazla sıvı ve atık ürünlerinin yanında bağışıklık sistemi hücreleri de içerir.

 

Akciğer kanseri hücreleri lenf damarlarına girebilir ve bronşların çevresinde lenf düğümleri ve mediastin (2 akciğer arasındaki alan) içerisinde büyümeye başlayabilir.

Akciğer kanseri hücreleri, lenf düğümlerine ulaştığında, vücudun diğer organlarına yayılmış olma olasılıkları yüksektir. Kanserin evresi (yayılma oranı) ve tedaviyle ilgili kararlar, kanserin mediastinum yakınındaki lenf düğümlerine yayılmış olup olmadığına dayanır.

 

Akciğer Kanserinin Türleri

 

Akciğer kanserinin 2 ana türü bulunmaktadır:

 

·         Küçük Hücreli Akciğer Kanseri (SCLC)

 

·         Küçük Hücreli Olmayan Akciğer Kanseri (NSCLC)

 

(Akciğer kanseri, her iki türün özelliklerini taşıyorsa karışık küçük hücreli / büyük hücreli kanser olarak adlandırılır. Bu yaygın değildir).

 

Akciğer kanserinin bu 2 türü, çok farklı şekillerde tedavi edilir. Bu bölümde, küçük hücreli olmayan akciğer kanseri üzerinde odaklanılmaktadır.

 

Küçük Hücreli Olmayan Akciğer Kanseri

 

Akciğer kanserlerinin yaklaşık % 85 ile % 90 arasındaki bölümü, küçük hücreli olmayan akciğer kanserleridir (NSCLC). Küçük hücreli olmayan akciğer kanserinin 3 ana türü bulunmaktadır. Bu alt tür hücreleri, mikroskop altında bakıldığında boyut, biçim ve kimyasal yapı açısından farklılık gösterir.

Ancak, tedavi yaklaşımı ve prognoz (seyri) çok benzer olduğundan birlikte gruplandırılmışlardır.

 

Skuamöz Hücreli (Epidermoid) Karsinom: Tüm akciğer kanserlerinin yaklaşık % 25 ile % 30 arasındaki bölümü, skuamöz hücreli karsinomlardır.

Bu kanserler, akciğerlerde hava yollarının iç kısmını kaplayan yassı hücreler olan skuamöz hücrelerinin erken versiyonlarında başlar.

Genellikle sigara içme hikayesi ile bağlantılı olup, akciğerlerin ortasında ve bronş yakınında bulunma eğilimi gösterirler.

 

Adenokarsinom: Akciğer kanserlerinin yaklaşık % 40’ı adenokarsinomlardır.

Bu kanserler, normalde mukus benzeri maddeler salgılayan hücrelerin erken versiyonlarında başlar. Akciğer kanserinin bu türü, çoğunlukla sigara içen (veya sigara içmiş olan) insanlarda ortaya çıkar, ancak sigara içmeyenlerde görülen akciğer kanserinin en sık görülen tipidir.

Kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülür ve akciğer kanserinin diğer türlerine oranla genç kişilerde ortaya çıkma olasılığı daha yüksektir.

 

Adenokarsinom, genellikle akciğerin dış bölgesinde bulunur. Akciğer kanserinin diğer türlerinden daha yavaş büyüme eğilimi gösterir ve akciğer dışına yayılmadan önce bulunabilme olasılığı daha yüksektir. In situ adenokarsinom (daha önce bronşioloalveolar karsinom adı verilen) olarak adlandırılan adenokarsinom türü bulunan insanlar, akciğer kanserinin diğer türlerine oranla daha iyi bir hastalık seyrine  (prognoz) sahip olma eğilimi gösterirler.

 

Büyük Hücreli (Farklılaşmamış) Karsinom: Bu tür kanserler, akciğer kanserlerinin yaklaşık %10 ile %15’i arasındaki bölümünü meydana getirir.

Akciğerin herhangi bir bölümünde ortaya çıkabilir. Çok hızlı büyüme ve yayılma eğilimi gösterdiğinden, tedavi edilmesi zordur. Büyük hücreli nöroendokrin karsinom olarak bilinen büyük hücreli karsinomun alt türü, küçük hücreli akciğer kanserine çok benzer hızla büyüyen bir kanser türüdür (Aşağıya bakınız).

 

Diğer Alt Türler: Küçük hücreli olmayan akciğer kanserinin, adenoskuamöz karsinom ve sarkomatoid karsinom benzeri birkaç alt türü bulunmaktadır. Bunlar, çok daha az sıklıkta görülürler.

 

Küçük Hücreli Akciğer Kanseri

 

Tüm akciğer kanserlerinin yaklaşık %10 ile %15’i oranındaki bölümü, mikroskop altında bakıldığında görülen kanser hücrelerinin boyutu nedeniyle küçük hücreli akciğer kanseridir (SCLC). SCLC’nin diğer adları,yulaf hücreli karsinom, yulaf hücreli karsinom ve küçük hücreli farklılaşmamış karsinomdur. Hayatında sigara içmemiş kişilerde, çok nadiren küçük hücreli akciğer kanseri görülür.

 

SCLC, genellikle göğsün ortasına yakın bronşlarda başlar ve hastalığın oldukça erken süreçlerinde vücuda yayılma eğilimi gösterir.

 

Akciğer Kanserinin Diğer Türleri

 

Akciğer kanserinin 2 ana türü ile birlikte diğer tümörler de akciğer içerisinde görülebilir.

 

Akciğerdeki karsinoid tümörler, akciğer tümörlerinin % 5’inden daha azını meydana getirir. Çoğunluğu, yavaş büyüyen tipik karsinoid tümörü adı verilen tümörlerdir. Genellikle cerrahi yöntemle tedavi edilirler. Bazı tipik karsinoid tümörler yayılma gösterebilir, ancak genellikle küçük hücreli veya küçük hücreli olmayan akciğer kanserinden daha iyi bir hastalık seyrine sahiptirler.

Daha az görülenler, atipik karsinoid tümörlerdir. Bu tümörlerin görünümü tipik karsinoidler ve küçük hücreli akciğer kanseri arasında bir yerdedir.

Adenoid kistik karsinom, hamartom, lenfom ve sarkomlar gibi diğer, daha nadirgörülen akciğer tümörleri bulunmaktadır. Bu tümörler, daha sık görülen akciğer kanserlerinden daha farklı şekilde tedavi edilirler.

 

Diğer organlarda başlayan ​​kanserler, (meme, pankreas, böbrek veya cilt gibi) bazen akciğerlere yayılabilir (metastasize yapabilir), ancak bunlar akciğer kanseri değildir.

Örneğin, göğüste başlayan ve akciğere yayılan kanser, meme kanseridir, akciğer kanseri değildir. Akciğerlere yapılan metastatik kanser tedavisi, başladığı bölgeye (primer kanser bölgesine) göre değişiklik gösterir.

 

 

 


Son Tıbbi Değerlendirme: 17/02/2012

Son Düzenleme: 17/01/2013

Tüm bu bilgiler American Cancer Society sitesinden alınmıştır. http://www.cancer.org/index

 

 

 

 

AYIN VİDEOSU

Meme kanserinde erken tanı ve bilmek istediğiniz herşey.

Diğer Videolar

YALNIZ DEĞİLSİNİZ

Hikayelerimizi Paylaşalım

Haydi Sende Paylaş