KANSER > KANSER TÜRLERİ ► Prostat Kanseri ► Erken Teşhis, Tanı ve Evreleme

Erken Teşhis, Tanı ve Evreleme


Prostat Kanseri Nasıl Teşhis Edilir?

 

Tarama, hastalığın semptomları görülmeyen kişilerde, kanser gibi hastalıkları tespit etmek amacıyla yapılan testler anlamına gelmektedir. Prostat kanseri, genellikle erkeklerin kanında bulunan PSA (prostat spesifik antijen) miktarı test edilerek erken teşhis edilebilir. Prostat kanserinin erken teşhis edilmesinin diğer bir yolu, doktor tarafındandijital rektal muayene (DRE) yapılmasıdır. Bu testlerden birinin sonucunda prostat kanseri bulunduysa, muhtemelen erken, daha fazla tedavi edilebilir evrede bulunmuştur.

 

1990’lı yıllardan itibaren, ABD’deki erkekler için prostat kanserinin erken teşhis testlerinin yapılması yaygın hale gelmiştir. Buna ek olarak, prostat kanserinden kaynaklanan ölüm oranı da düşmüştür. Ancak bu düşüşün, testlerin doğrudan bir sonucu olup olmadığı veya daha iyi tedaviler gibi diğer nedenlerden kaynaklanıp kaynaklanmadığı henüz bilinmemektedir.

 

Taramanın birçok prostat kanserinin erken bulunmasına yardımcı olduğu şüphesizdir, ancak bu testler mükemmel değildir. Bir erkek kanser olmasa bile, bu testlerde zaman zamananormal sonuçlar elde edilebilir veya kanserli erkeklerde bile normal sonuçlar elde edilebilir. Belirsiz veya hatalı test sonuçları şüphe ve endişeye neden olabilir.

 

Bu testlerde kanser bulunsa bile, kanserin ne kadar tehlikeli olduğu bilinemez. Buradaki sorun, bazı prostat kanserlerinin yavaş büyümesi ve hiçbir soruna neden olmayabilmesidir. Ancak, birçok erkekte yüksek PSA seviyesi nedeniyle hiçbir zaman ölümlerine veya herhangi bir soruna neden olmayan prostat kanseri bulunduğu tespit edilecektir.

Genellikle bu erkekler, doktorun kanserin ne kadar hızlı yayılabildiğinden emin olamaması veya erkeğin kanser olduğunu bilerek tedavi olmaktan rahatsızlık duymaması amacıyla cerrahi olarak veya radyasyon yöntemiyle tedavi edilir.

Bu tedaviler, idrar, bağırsak sorunları veya cinsel sorunlara yol açabilir. Doktorlar ve hastalar halen kimlerin tedavi alması gerektiğine ve kimlerin tedavi edilmeden takip edilebileceğine (Bilinçli Bekleme olarak adlandırılır) karar vermeye çalışmaktadırlar.

 

Araştırmalar, erkeklere büyük gruplar halinde erken prostat kanseri testleri uygulanmasının, prostat kanseri ölüm oranını düşürmeye ve erkeklerin daha uzun yaşamasına yardımcı olup olmadığını anlamaya çalışmaktadır. Son yapılan 2 geniş kapsamlı çalışmadan elde edilen sonuçlar, açık cevaplar sağlamamıştır.

 

Daha fazla bilgi edininceye kadar, üzerinizde test uygulanması konusunda doktorunuzla konuşmalısınız. Dikkate alınması gereken noktalar yaş, sağlık,  tarama ve tedavinin yararları ve yan etkileridir. Gençseniz ve prostat kanserine yakalanmışsanız, erken tespit edilmediğinde büyük olasılıkla ömrünüzü kısaltacaktır. Yaşlı veya sağlık durumunuz kötü olduğunda, prostat kanseri genellikle çok yavaş büyüdüğünden, hiçbir zaman büyük bir sorun haline gelmeyebilir.

 

Amerikan Kanser Derneği’nin önerileri

 

Amerikan Kanser Derneği, erkeklerin prostat kanseri için tarama yaptırıp yaptırmamaları konusunda sağlık uzmanları ile birlikte karar vermelerini önermektedir. Öncelikle, prostat kanseri taramasının olası riskleri ve yararları ile ilgili olarak bilinenler ve bilinmeyenler konusunda bilgi alınmalıdır. Erkekler bu bilgileri almadıkları sürece, tarama yapılmamalıdır.

 

Prostat kanseri riski ortalama seviyede olan erkeklerde, bu konuşma 50 yaşında yapılmalıdır.

 

Prostat kanseri riski yüksek seviyede olan erkeklerde, bu konuşma 45 yaşının başında yapılmalıdır. Bu kapsamda genç yaşta (65 yaşından daha genç) prostat kanseri olduğu tespit edilen baba, erkek kardeş veya oğlu bulunan Afrikalı-Amerikalı erkekler yer almaktadır.

 

Bu konuşma daha yüksek risk altındaki erkeklerde (genç yaşta prostat kanseri görülen birden fazla yakın bir aile üyesi [baba, erkek kardeşler ve oğulları bulunanlar) 40 yaşında yapılmalıdır.

 

Bu görüşmeden sonra, tarama yapılmasını isteyen erkekler, PSA kan testiyle test edilmelidir. Ayrıca, taramanın bir parçası olarak dijital rektal muayene (DRE) de yapılabilir.

 

Bu konuşmadan sonra, bir erkek testin kendisi açısından doğru olup olmadığına karar veremediğinde, tarama kararı, hastanın genel sağlığı ve değerleri dikkate alınarak sağlık uzmanı taafından verilebilir.

 

Tarama sonucunda prostat kanseri bulunmaması durumunda, gelecek taramalar arasındaki süre PSA kan testinin sonuçlarına bağlıdır:

 

·         PSA değeri 2.5 ng/ml’den daha düşük bulunan erkeklerin (aşağıya bakınız) yalnızca 2 yılda bir yeniden test yaptırması gerekir.

 

·         Tarama, PSA seviyesi 2.5 ng/ml veya daha yüksek olan erkekler için yıllık olarak yapılmalıdır.

 

Prostat kanseri genellikle yavaş büyüdüğünden, prostat kanseri belirtileri ve 10 yıldan daha fazla yaşama olasılığı bulunmayanerkeklerde faydalı olma olasılığı düşük olduğundan test yapılmamalıdır.

 

Test yaptırma konusunda bir karar alındıktan sonra bile, erkekler ve doktorları testlerin yararları ve riskleriyle ilgili yeni bilgiler aldıkça testlerin olumlu ve olumsuz yönleri konusunda konuşmaya devam etmelidirler.

Bunlara ek olarak, hastanın sağlığı, değerler ve seçenekler değişebilir.

 

PSA Kan Testi

 

PSA (prostat spesifik antijen), prostat bezi tarafından üretilen bir maddedir. PSA, genel olarak meni içerisinde bulunmasına rağmen, çok az miktarda kan içerisinde de bulunur. Sağlıklı erkeklerin çoğunda kandaki seviyeleri 4 ng/ml (mililitre başına nanogram) altındadır.

PSA seviyesi arttıkça prostat kanseri olma olasılığı yükselir. Seviyeniz 4 ile 10 arasındaysa prostat kanseri olma olasılığı yaklaşık 4’te 1’dir. Bu değer 10’un üzerindeyse olasılık %50’nin üzerindedir. Ancak, PSA değeri 4’ün altındaki bazı erkekler, prostat kanserine yakalanabilir.

 

Ayrıca, kanser dışındaki diğer faktörler de PSA seviyesinin yükselmesine neden olabilir. Örneğin;

 

·         Erkekler yaşlandıkça yakalandıkları BPH gibi prostat büyümesi (İyi huylu prostat hiperplazi - kanser değil),

·         İleri yaş,

·         Prostat bezinin (prostatit) enfeksiyon veya inflamasyonu,

·         Ejakülasyon(PSA’yı kısa bir süreyle yükseltebilir),

·         Bisiklet sürmek(Ancak, tüm çalışmalarda bu bulunmadı),

·         Bazı üroloji testleri,

·         Testosteron gibi belirli ilaçlar.

 

Bazı durumlar, kanser mevcut olsa bile, PSA seviyesinin düşmesine neden olabilir:

 

·         Belirli İlaçlar: BPH veya üriner semptomları tedavi etmekte kullanılan bazı ilaçlar, PSA seviyelerinin düşmesine yol açabilir.  Bu sorunlar için ilaç alıyorsanız ölçüm değerlerini ayarlaması için doktorunuza danışmanız gerekir.

 

·         Bitkisel Karışımlar: Diyet destekleri olarak satılan bazı karışımlar, yüksek PSA seviyelerini gizleyebilir. Prostat sağlığınızla bir ilgisi olmasa da, doktorunuza aldığınız takviye çeşitlerini söylemeniz bu yüzden önemlidir. Saw Palmetto’nun (cüce palmiye) (BPH tedavisinde bazı erkeklerin kullandığı bir bitki) PSA ölçümünü etkilemediği görülmektedir.

 

·         Obezite:Çok kilolu erkekler düşük PSA seviyelerine sahip olma eğilimindedir.

 

·         Aspirin:Düzenli olarak aspirin kullanan erkeklerin PSA seviyeleri düşebilir. Bu etki, sigara içmeyenlerde daha yüksek olabilir. Bunu doğrulamak amacıyla daha fazla araştırmaya gerek duyulmaktadır.

Düzenli olarak aspirin alıyorsanız (örneğin, kalp hastalığını önlemeye yardımcı olmak gibi) herhangi bir nedenle almaya son vermeden önce doktorunuzla konuşun.

 

Yeni PSA Testleri Türleri

 

Daha fazla test yaptırmanızın gerekip gerekmediğini göstermeye yardımcı olabilecekbirçok yeni tür PSA testi bulunmaktadır. Bu yeni PSA testlerinin nasıl kullanılacağı konusunda, tüm doktorlar fikir birliğine varamamıştır. Kanser riskiniz ve yaptırdığınız testler konusunda doktorunuzla konuşmalısınız.

 

Diğer PSA Kan Testi Kullanım Alanları

 

PSA testi esas olarak prostat kanserini tespit etmek amacıyla kullanılır, ancak prostat kanseri daha önce teşhis edilmişse de yararlıdır (aşağıya bakınız).

 

DRE (Dijital Rektal Muayene)

 

Doktor, DRE uygulamak amacıyla prostat üzerinde kanser olabilecek yumru veya sert bölgeleri hissetmek için rektumun içine eldivenli, yağlanmış parmak sokar. Prostat bezi rektumun hemen yanındadır ve kanserlerin çoğu rektal muayene ile hissedilebilen bez kısmında başlar. Muayene (özellikle hemoroidi olan erkeklerde) rahatsız edici olabilir, ancak genellikle ağrılı değildir ve kısa bir zaman alır.

DRE, prostat kanserinin tespitinde PSA kan testinden daha az etkilidir, ancak bazı durumlarda PSA seviyeleri normal olan erkeklerde kanser tespit edilebilmektedir. Bu nedenle, prostat kanseri taramasının bir parçası olarak yapılabilir. DRE, aynı zamanda bir erkeğin prostat kanseri olduğu bilindiğinde de kullanılır. Kanserin prostat bezinin ötesine yayılıp yayılmadığını anlamaya yardımcı olabilir. Bunlara ek olarak, tedavi sonrasında tekrareden kanserleri tespit etmekte kullanılabilir.

 

Prostat kanserinin belirtileri ve semptomları

 

Erken evredeki prostat kanseri, çoğunlukla hiçbir semptoma neden olmaz. PSA testi veya DRE yoluyla bulunabilir. İdrar sorunları, ilerlemiş prostat kanserinin bir işareti olabilir, ancak bu sorun sıklıkla BPH (iyi huylu prostat büyümesi) olarak bilinen daha az ciddi bir hastalıktan kaynaklanır.

 

İleri evredeki prostat kanserinin diğer olası belirtileri:

 

·         Ereksiyon olma veya tutma sorunu (iktidarsızlık).

·         İdrarda kan.

·         Omurga, kalça, kaburga veya diğer kemiklerde ağrı.

·         Bacaklarda veya ayaklarda zayıflık veya uyuşma.

·         Mesane veya bağırsak kontrolünün kaybedilmesi.

 

Ayrıca diğer hastalıklar da bu semptomlara neden olabilir.

 

Hasta geçmişi ve fiziksel muayene

 

Doktorunuz prostat kanserinden şüphelendiğinde, idrar veya cinsel sorunlar gibi semptomlar yaşayıp yaşamadığınızı ve bunları ne kadar süredir yaşadığınızı soracaktır. Doktorunuz aynı zamanda kanserin kemiklerinize yayılmış olabileceğinin bir işareti olabilen kemik ağrısı konusunda da soru sorabilir.

 

Doktorunuz, bunlara ek olarak fiziksel muayene yapacak ve kanserin yayılıp yayılmadığını görmek amacıyla vücudun diğer bölgelerini kontrol edecektir.

 

PSA Kan Testi

 

Prostat spesifik antijen (PSA) kan testi, özellikle erkeklerde semptomlar görülmeden önce prostat kanserini tespit etmek amacıyla kullanılır (yukarıya bakınız). Ancak, prostat kanserinin nedeni olabilen semptomların görüldüğü erkeklerde de yapılan ilk testlerden biridir.

 

PSA testi, aynı zamanda daha önce prostat kanseri tespit edilmişse yararlı olabilir.

 

·         Diğer testlerin (CT veya kemik taramaları gibi) gerekli olup olmadığının karar verilmesine yardımcı olmak için fiziksel muayene sonuçları ve tümör derecesi (biyopsiden, daha sonra açıklanacak) ile birlikte kullanılabilir.

 

·         Kanserin halen prostat beziyle sınırlı olup olmadığını anlamaya yardımcı olabilir. Bu durum, tedavi seçeneklerinizi etkileyebilir.

 

·         PSA testi, aynı zamanda tedavinin sonuç verip vermediğini,  ne kadar iyi sonuç verdiğini veya kanserin tedaviden sonra yeniden oluşup oluşmayacağını göstermek amacıyla da kullanılabilir.

 

·         “Bilinçli Bekleme” yaklaşımını seçerseniz, PSA seviyesi, kanserin büyüyüp büyümediğine ve tedaviye başlamayı düşünmeniz gerekip gerekmediğine karar vermenize yardımcı olmakta kullanılabilir.

 

·         Hormon tedavisi veya kemoterapi alıyorsanız PSA seviyesi, tedavinin sonuç verip vermediğini veya farklı bir tedavi biçimini denemenin zamanı gelip gelmediğini anlatmaya yardımcı olabilir.

 

Prostat Biyopsisi

 

Belirli semptomlar veya PSA kan testi ve/veya DRE sonuçları prostat kanseri olabileceğine işaret ediyorsa, doktorunuz prostat biyopsisi yapılmasını isteyebilir.

 

Biyopsi sırasında, prostattan doku alınır ve kanser hücreleri içerip içermediği incelenmek üzere laboratuvara gönderilir. Çekirdek iğne biyopsisi en sık kullanılan biyopsi türüdür. Nasıl yapıldığı burada açıklanmıştır:

 

Rektum içerisine küçük bir prob yerleştirilir. Prob, video ekranında prostat resmi oluşturmak için ses dalgaları yayar. Bu teknik, TRUS (Transrektal Ultrason) olarak adlandırılır. TRUS yönlendirmesiyle birlikte doktor, prostat bezinin içerisinde rektum duvarından ince, içi boş bir iğne yerleştirir. İğne dışarı çekildiğinde, prostat dokusundan küçük bir parça (Çekirdek olarak adlandırılır) alır. Bu işlem 8 ile 18 kez arasında yapılır, ancak çoğu doktor yaklaşık 12 numune alacaktır. Numuneler genellikle prostatın farklı bölgelerinden alınır. Alınacak numune sayısını doktorunuza danışın.

 

Test, acılı görünmesine rağmen çok hızlı bir şekilde yapıldığından genellikle çok az rahatsızlığa neden olur. Doktor önceden bölgeyi uyuşturabilir. Doktorunuza bunun nasıl yapılacağını sormak isteyebilirsiniz.

 

Biyopsi, yaklaşık 10 dakika sürer ve genellikle muayenehanede yapılır. Büyük olasılıkla enfeksiyon olasılığını azaltmak amacıyla uygulamanın öncesinde ve sonrasında antibiyotik verilecektir. Birkaç gün sonra biraz ağrı, idrarda kan veya rektumda hafif kanama fark edebilirsiniz. Buna ek olarak birçok erkeğin spermlerinde biyopsiden sonra birkaç hafta süreyle bir miktar kan veya pas renkli sperm görülebilir.

 

Kanser yalnızca prostatın küçük bir bölümünde oluşabilir. Bu nedenle biyopsi, bazen kanser olması durumunda bile bunu kaçırabilir. Bu durum, “hatalı negatif” sonuç olarak bilinir. Biyopside kanser görülmemesine rağmen, doktorunuz hala kanserden şüpheleniyorsa tekrar biyopsi gerekebilir.

 

Prostat Kanserinin Dereceleri

 

Biyopsi örneği bir laboratuvara gönderilecektir. Oradaki doktor, numunede kanser hücreleri bulunup bulunmadığını araştıracaktır. Kanser bulunması durumunda numune derecelendirilecektir. Kanserin derecelendirilmesi kanserin olası büyüme ve yayılma hızının tahmin edilmesine yardımcı olur.

 

Prostat kanseri, numunedeki hücrelerin hangi ölçüde normal prostat hücrelerine yakın göründükleri esas alınarak derecelendirilir. Normal hücrelerden çok farklı olanlar kanserin çok daha hızlı büyüme olasılığı bulunduğu anlamına gelir. Prostat kanserinin sınıflandırılmasında en sık kullanılan sistem Gleason Sistemi olarak adlandırılır.

 

Prostatın 2 bölümünden alınan numunelerin herbiri, 1 ile 5 arasında derecelendirilir ve derece rakamları toplanarak 2 ile 10 arasında bir değer verecek şekilde Gleason puanı veya toplam elde edilir. Toplam, ne kadar düşük olursa numunenin içerisinde normal prostat hücrelerine benzeyen hücrelerin sayısı o kadar fazladır. Daha yüksek puan, hücrelerin daha az normal göründüğü ve kanserin hızla büyüyeceği anlamına gelir. Tedavi kararlarının alınmasında önemli bir faktör olduğu için doktorunuzdan kanserinizin derecesini açıklamasını isteyin.

 

 

Biyopsi raporunda görebileceğiniz diğer bilgiler:

 

Biyopsi raporu, kanserin (bulunuyorsa) derecesini açıklar, ayrıca kanserin kapsamı konusunda daha iyi fikir veren diğer bilgileri de sağlar. Bunlar:

 

·         Kanser içeren biyopsi çekirdek numunelerinin sayısı (örneğin, “12’de 7”).

 

·         Her çekirdekteki kanser miktarı (yüzde olarak verilir).

 

·         Kanserin, prostatın yan taraflarında (sol veya sağ) veya her iki tarafında (iki taraflı) bulunması

 

·         Bazen, prostat hücreleri mikroskop altında incelenirken, kanser gibi görünmezler, ancak çok da normal değildirler. Bu sonuçlar, genellikle şüpheli olarak bildirilir.

Doktorunuz bu sonuçların sizin durumunuzda ne anlama geldiğini açıklayabilir.

 

Görüntüleme testleri

 

Prostat kanseri olan her erkeğe daha fazla test yapılması gerekmez, ancak yapılması gerekenler için bazı durumlarda aşağıdaki testler kullanılır. Görüntüleme testlerinde, vücudunuzun iç kısımlarının resimlerini oluşturmak amacıyla röntgen ışınları, manyetik alanlar, ses dalgaları veya radyoaktif maddeler kullanılır. Prostat kanserinde en sık kullanılan görüntüleme testleri şunlardır:

 

Transrektal Ultrason (TRUS)

 

Transrektal ultrason (TRUS), video ekranında prostat resmi oluşturmak için ses dalgaları kullanır. Bu test için rektum içerisine küçük bir prob yerleştirilir. Prob, ses dalgaları yayar, bu ses dalgaları prostatın içine girer ve prob tarafından yakalanan ekolar oluşturur. Bir bilgisayar, bu ekoların modelini çıkararak prostatın siyah beyaz bir resmini oluşturur.

 

Test, genellikle 10 dakikadan daha az sürer. TRUS probu, parmak genişliğindedir ve rektum içerisine yerleştirilmeden önce yağlanır. Yerleştirildiğinde biraz baskı hissedersiniz ancak genellikle ağrılı değildir.

 

TRUS, çoğunlukla erken evredeki kanseri göstermediğinden, genellikle prostat kanserinde tarama testi olarak kullanılmaz. Daha çok, prostat biyopsisi sırasında biyopsi iğnelerinin prostatın doğru bölgesinde hareket ettirilmesinde yönlendirici olarak kullanılır.

 

TRUS, aynı zamanda diğer işlemler için de kullanılır. Doktorun, PSA seviyesini yorumlamasına yardımcı olabilecek şekilde prostat bezinin büyüklüğünü ölçmekte kullanılabilir. Bu, aynı zamanda bir erkeğin sahip olduğu tedavi seçeneklerini etkileyebilir. Bunlara ek olarak, kriyocerrahigibi bazı tedavi türleri sırasında yönlendirici olarak da kullanılır.

 

 

Kemik Taraması

 

Prostat kanseri uzak bölgelere yayılmışsa genellikle ilk olarak kemiklere gider (Bu durumda bile hala prostat kanseridir, kemik kanseri değildir).  Kemik taraması kanserin prostat bezinden kemiklere yayılmış olup olmadığını göstermek amacıyla yapılır.

 

Bu testte, damara bir tür radyoaktif malzeme verilir (IV verilir). Radyasyon dozu çok düşüktür. Radyoaktif madde, vücutta kemiğin hasarlı alanlarına yönlendirilir ve bunlar kemik taramasında “tehlikeli noktalar” olarak gösterilir. Bu bölgelerde kanser olabilir veya artrit ve diğer kemik hastalıkları nedeniyle ortaya çıkmış olabilirler. Bunu öğrenmek için daha fazla test yapılması gerekebilir.

 

CT Taraması (Bilgisayarlı Tomografi)

 

CT (aynı zamanda CAT Taraması olarak da bilinir) röntgenin özel bir türüdür. Birçok açıdan resim serileri çekilir. Bu resimler, ayrıntılı görüntü vermek için bilgisayarda bir araya getirilir. Bazı  aramalarda, tümörlerden farklı görünmesini sağlamak amacıyla bağırsak ana hatlarını gösteren 500 veya 1000 ml sıvı içmeniz istenebilir. Aynı zamanda damarınıza zararsız bir boya da verilebilir (IV verilir). Az sayıda kişi alerjiktir ve kurdeşen döker. Nadiren, nefes veya tansiyon düşüklüğü gibi daha ciddi sorunlar meydana gelebilir. Herhangi bir alerjiniz bulunuyorsa veya röntgen ışınları için kullanılan kontrast malzemelerle ilgili olarak daha önce yaşadığınız sorunlar varsa bunları doktorunuza söylemeyi unutmayın.

 

CT taraması, prostat kanserinin pelvisteki lenf düğümlerine yayılıp yayılmadığını anlamaya yardımcı olabilir (lenf düğümleri, enfeksiyonla mücadele eden fasulye büyüklüğünde beyaz kan hücreleritopluluklarıdır). CT taramaları, normal röntgenden daha uzun sürebilir. Halka şeklindeki makinenin içerisindeki masanın üzerinde hareketsiz uzanmanız gerekir. Resimler çekilirken içerisinde uzanmak zorunda kaldığınız halka nedeniyle kendinizi biraz kısıtlanmış hissedebilirsiniz.

 

Bu test, bazen prostat kanserinin yakındaki lenf düğümlerine yayılmış olup olmadığını anlamaya yardımcı olabilir. Eğer prostat kanseriniz tedaviden sonra nüksederse, CT taraması pelvis içerisindeki diğer organlara yayılıp yayılmadığını gösterebilir. CT taramaları, prostat bezinin kendisinin incelenmesinde MRI kadar yararlı değildir.

 

MRI (Manyetik Rezonans Görüntüleme)

 

Bu test, resimlerin çekiminde röntgen ışınları yerine radyo dalgaları ve güçlü mıknatıslar kullanması dışında CT ile benzerdir. MRI, doktorun kanserin meni kesesine veya diğer yakın yapılara yayılmış olup olmadığını anlamasına yardımcı olan çok net bir görüntü elde edilir. Tarayıcılarda mıknatıslar kullanıldığından kalp pilleri, yapay kalp kapakçıkları veya diğer tıbbi implantları kullanan insanlarda, MRI çekilmesi mümkün olmayabilir.

 

MRI taramaları, CT taramalarından daha uzun sürer - yaklaşık bir saate kadar sürebilir. Tarama sırasında bazı insanlar açısından kısıtlayıcı ve üzüntü verici olabilen dar bir tünel içerisinde uzanılır. Birçok doktor, daha iyi görüntü elde etmek amacıyla rektum içerisine prob yerleştirir. 30 ile 45 dakika boyunca yerinde kalması gerekir ve rahatsız edici olabilir. CT taramalarına benzer şekilde damara kontrast boya verilebilir, ancak bu işlem daha az sıklıkta yapılır.

 

 

ProstaScintTMTaraması

 

Kemik taramasında olduğu gibi, ProstaScint taramasında da prostat dışına yayılan kanseri bulmak amacıyla düşük seviyelerde radyoaktif madde kullanılır. Madde, damara verilir ve vücudun herhangi bir yerinde prostat hücrelerine doğru yönlendirilir. Özel bir kamera vücudunuzun resimlerini çekerken masa üzerinde uzanmanız istenecektir. Bu işlem genellikle enjeksiyondan yaklaşık yarım saat sonra yapılır ve 3-5 gün sonra tekrarlanır.

 

Bu test, prostat kanserinin lenf düğümleri ve diğer organlara yayılmasını tespit edebilirken, prostatın çevresindeki bölgelerin incelenmesinde bu ölçüde yararlı değildir. Doktorlar henüz bu testin ne kadar yararlı olduğundan emin değildirler ve çoğu tarafından prostat kanseri yeni teşhis edilen erkeklerde kullanılmamaktadır.

 

Lenf Düğümü Biyopsisi

 

Lenf düğümü biyopsisinde kanser hücrelerini içerip içermediğini görmek amacıyla bir veya daha fazla lenf düğümü alınır. Kanserin yakındaki lenf düğümlerine yayılması durumunda, kanser tedavisi için cerrahi uygulama genellikle bir seçenek değildir ve doktor diğer tedavi seçeneklerini inceleyecektir. Doktorunuz, kanserin yayıldığından endişe etmediği sürece lenf düğümü biyopsisi nadiren uygulanır. Biyopsilerin farklı türleri bulunmaktadır.

 

Cerrahi Biyopsi

 

Cerrah, göbeğin alt kısmına (karın) bir kesik (insizyon) atarak lenf düğümlerini çıkarabilir. Bu biyopsi, genellikle prostat ameliyatı sırasında yapılır. Bazı durumlarda halen uykudayken (anestezi altındayken) lenf düğümleri laboratuvarda incelenir. Sonuçlar, cerrahın ameliyata devam etmeye karar vermesine yardımcı olacaktır. Düğümlerde kanser bulunuyorsa ameliyat durdurulabilir. Bunun nedeni prostatın alınmasının kanseri tedavi etme olasılığının düşük olması, ciddi sorunlara veya yan etkilere neden olabilmesidir. Ama genellikle lenf düğümleri kanser içerse bile prostat alınmaktadır.

 

Laparoskopi

 

Laparoskop, ucunda küçük bir kamera bulunan uzun, ince bir borudur. Cerrahın büyük bir kesik atmadan içerisini görebilmesini sağlamak amacıyla ciltte küçük bir kesik (insizyon) yoluyla göbeğin (karın) içerisine yerleştirilir. Diğer küçük kesikler, lenf düğümlerini çıkarmak amacıyla uzun aletler yerleştirmek için yapılır. İyileşme genellikle yalnızca 1 veya 2 gün sürer ve bu ameliyatın çok küçük bir yara izi bulunur. Bu yöntem, yaygın değildir, ancak bazı durumlarda ameliyatı seçmeyen, örneğin radyasyon tedavisini tercih eden erkeklerlerde kullanılır.

 

İnce İğneli Aspirasyon (FNA)

 

CT veya MR taramasında, prostata yakın lenf düğümlerinin şiştiği görünüyorsa ince iğne aspirasyon (FNA) yoluyla hücrelerden numune alınabilir. Doktor, ilk olarak cildi uyuşturur ve daha sonra ciltten lenf düğümlerine uzun, ince (çok ince) bir iğneyi yönlendirmek için CT taramasını kullanır. Bu, ayakta uygulanan bir işlemdir ve birkaç saat sonra evinize gidebilirsiniz.


Son Tıbbi Değerlendirme: 09/03/2012

Son Düzenleme: 17/01/2013

 

 

 

Prostat Kanserinin Evrelenmesi

 

Evreleme, kanserin yayılma kapsamını bulma işlemidir. Tedaviniz ve hastalık seyriniz kanserin evresine bağlı olduğundan çok önemlidir.

Bu evre, prostat biyopsisi sonuçları (Gleason puanı dahil), PSA seviyesi, kanserin ne ölçüde yayıldığını öğrenmek amacıyla yapılan diğer muayene veya testlere dayanmaktadır.

Kanserin evresini bulmak için herşeyi birleştirme

Prostat kanserinin farklı evreleme sistemleri bulunmaktadır. Doktorların çoğu, AJCC (Amerikan Kanser Ortak Komisyonu) sistemini kullanırlar. Kanserin evresine karar verirken birçok faktör dikkate alınır.

Doktor, test sonuçlarını inceledikten sonra kanserin evresini söyleyecektir. Doktorunuzdan sizin anladığınız şekilde bulunduğunuz evreyi açıklamasını istemeyi unutmayın. Bu durum, tedavi kararınızda doktorunuzla birlikte çalışmanıza yardımcı olacaktır.

AJCC (Amerikan Kanser Ortak Komisyonu) Evreleme Sistemi

AJCC (Kanser Amerikan Ortak Komisyonu) evreleme sisteminde, prostat kanseri evreleri I ile IV (1-4) arasında Roma rakamları kullanılarak etiketlenir. Kural olarak, rakam, ne kadar küçükse kanser, o kadar az yayılmıştır. Evre IV (4) benzeri yüksek bir rakam, daha ilerlemiş kanser anlamına gelir.

Doktorunuzdan kanserin evresi ve tedavi seçenekleriyle nasıl bağlantılı olduğu konusunda daha fazla açıklama yapmasını isteyebilirsiniz.

Prostat kanserinin evrelemesinde aslında 2 tür kullanılmaktadır: Klinik evre, doktorunuzun fiziksel muayene, laboratuar testleri, biyopsi ve yapılan diğer testlerin sonuçlarına bağlı olarak hastalığın yayılma derecesini en iyi şekilde tahmin ettiği evredir.

Ameliyat yapılmışsa doku alınacak ve laboratuvarda incelenecektir. Sonuçlar,patolojik evreyi gösterecektir. Bu durum, ameliyat yapıldığında kanserin evresinin değişebildiği anlamına gelir. Patolojik evrelemenin klinik evrelemeden daha doğru olma olasılığı yüksektir.

 

 

Son Tıbbi Değerlendirme: 09/03/2012

Son Düzenleme: 17/01/2013

Tüm bu bilgiler American Cancer Society sitesinden alınmıştır. http://www.cancer.org/index

AYIN VİDEOSU

Meme kanserinde erken tanı ve bilmek istediğiniz herşey.

Diğer Videolar

YALNIZ DEĞİLSİNİZ

Hikayelerimizi Paylaşalım

Haydi Sende Paylaş